Testi originali
Inglese
Traduzione
Turco
The Way
Yol
Çok uzak zaman önce
Tüm yalnızlığımla duruyordum
Donmuş dudaklar,keskin ipuçları
En sıkı yolculukla sallanıyorum
Zamanda sırlı gözler
Saat dokuza geldiğinde yumrukla
Yakın tut,umarım haklıyımdır
Bu gece bana yıldırım çarpıyor
Sinirli yollar,üzgün günler
Hız değişikliği üzerinde
Gemi battı,çekiş sırası
Beyin takımımı yüzdür
Dizler yerde
Yüksek sesle dua etmek isterdim
Üzgün çocuk gözyüzünü gör
Tanrım uçmama izin ver
Dizler yerde
Yüksek sesle dua etmek isterdim
Üzgün çocuk gözyüzünü gör
Tanrım uçmama izin ver
Uykuya dalmayı isterdim
Karanlık rüyalarıma
Bütün doğrularımı aradığım
Beni dışarıya çağırıyor
Yeni konuşma,göster ve söyle
Bu benim zor satışım olacak
Bilge adamlar her zaman derler:
''Üzüntü altın tabaklarda sarar''
Zaman sınırı, dur veya yuvarlan
Satış asla ruhunu açmayacak
Düşüncem özgür,zaman bana
Sesi temizleyene kadar
Dizler yerde
Yüksek sesle dua etmek isterdim
Üzgün çocuk gözyüzünü gör
Tanrım uçmama izin ver
Dizler yerde
Yüksek sesle dua etmek isterdim
Üzgün çocuk gözyüzünü gör
Tanrım uçmama izin ver
Uykuya dalmayı isterdim
Karanlık rüyalarıma
Bütün doğrularımı aradığım
Beni dışarıya çağırıyor
Na-na-na.
Na-na-na-na-na-na
Na-na-na
Na-na-na-na-na-na
Na-na-na
Na-na-na-na-na-na
Na-na-na
Na-na-na-na-na-na
Ohh
Dizler yerde
Yüksek sesle dua etmek isterdim
Üzgün çocuk gözyüzünü gör
Tanrım uçmama izin ver
Dizler yerde
Yüksek sesle dua etmek isterdim
Üzgün çocuk gözyüzünü gör
Tanrım uçmama izin ver
Uykuya dalmayı isterdim
Karanlık rüyalarıma
Bütün doğrularımı aradığım
Beni dışarıya çağırıyor
Aggiunto su richiesta di
Herhangi biri
Herhangi biri 
Give a shoutout to gulenay




