كلمات أصلية
الإنكليزية
الترجمة
التركية
Bound
Mecbur
Küçük bir vadi var yolun sonunda,
Eskiden buluştuğumuz bir yer,
Ben unuttum, affettim ikimizi de,
Bütün bunları yetersiz bulduğumuz için,
Yanan kibritler, gizlenen cızırtılar,
Keşfetmek bütün bu gürültünün alltında yatanı,
Demirden bir güneş var,
Yaşayanların üzerinde parıldayan...
Günler emekler, geceler iner, hepsi aynı,
Bir hafta, iki hafta, heba olan,
Biliyorum, birbirimize mecbur (*) olduğumuzu biliyorsun
Çok üzücü, çok yavaş, hiçbir şey değişmiyor
Ben geliyorum, sen gidiyorsun, kimi suçlamalı,
Ve neden görmüyorsun her zaman birbirimize mecbur olacağımızı...
Bir hikaye anlat, daha önce hiç söylenmemiş bir tane,
Hatırlayarak nasıl hissettirdiğini,
Mektuplarım var, yazdığım şarkılarım var,
Ve bir kalbim, kenarları krom çeliğiyle kaplı,
Karanlık tutkuların yapıtları,
Kırık parçalarını aldım ve yatağımın altına gömdüm.
Ve hala şu demirden güneş
Yaşayanların üzerinde parıldıyor.
Günler emekler, geceler iner, hepsi aynı
Bir hafta, iki hafta, heba olan,
Biliyorum, biliyorsun, birbirimize mecburuz
Çok üzücü, çok yavaş, hiçbir şey değişmiyor,
Ben geliyorum, sen gidiyorsun, kimi suçlamalı
Ve neden görmüyorsun her zaman birbirimize mecbur olacağımızı,
Çünkü inanmam, biz hiçbir şekilde ayrılamayız.
Added in reply to request by
maestro_o

Give a shoutout to Goktug
تعليقات الكاتب:
(*) we are bound together: birbirimize bağlıyız olarak da çevrilebilirdi, anlam olarak çok yakın ve daha şiirsel olduğu için birbirimize mecburuz diye çevirmeyi tercih ettim, dolayısıyla şarkının ismi "Bağlı" da olabilirdi...





